Şehzade Beyazıt Şiiri ( Muhibbi (Kanuni Sultan Süleyman) )
Ey serâser âleme sultân Süleymânum baba Tende cânum cânumun içinde cânânum baba Bâyezidine kıyar mısun benüm cânum baba Bî-günâhım Hak bilür devletlü sultânum baba.
Ey baştanbaşa bu aleme Sultan Süleyman olan babam Tende canım, canımın içinde cananım babam Bâyezidine kıyar mısın benim canım babam Günahsızım, Allah bilir, devletli sultanım baba.
Enbiyâ ser-defteri ya'ni ki Âdem hakkıçün Hem dahi Mûsî ile Îsî-i Meryem hakkıçün Kâinâtın serveri ol Ruh-ı a'zam* hakkıçün Bî-günâhım Hak bilür devletlü sultânum baba.
Peygamberler defterinin başındaki yani Âdem hakkı için Hem de Musa ile Meryem'in İsa'sı hakkı için Kâinâtın reisi o yüce ruhlu* hakkı için Günahsızım, Allah bilir, devletli sultanım baba.
Sanki Mecnûnum bana dağlar başı oldu durak Ayrılup bi'l-cümle mâl ü mülkden düştüm ırâk Dökerüm göz yaşını vâ-hasretâ dâd el-firâk Bî-günâhum Hak bilür devletlü sultânum baba.
Sanki Mecnunum bana dağlar başı durak oldu Bütün mal ve mülkten ayrılıp uzağa düştüm Ayrılık ve özlem acısından medet diyerek gözyaşı dökerim Günahsızım, Allah bilir, devletli sultanım baba.
Kim sana arz eyleye hâlüm eyâ şâh-ı kerîm Anadan kardaşlarumdan ayrılup kaldım yetîm Yok benüm bir zerre isyânum sana Hakdur alîm Bî-günâhum Hak bilür devletlü sultânum baba.
Sana halimi kim söylesin ey cömertlik ve hoşgörü padişahı Annem ve kardeşlerimden ayrılıp yetim kaldım Allah biliyor benim sana en küçük bir isyanım yoktur Günahsızım, Allah bilir, devletli sultanım baba.
Bir nice ma'sûmum olduğun şehâ bilmez misün Anlarun kanuna girmekden hazer kılmaz mısun Yoksa ben kulunla Hak dergâhına varmaz mısun Bî-günâhım Hak bilür devletlü sultânum baba.
Padişahım ne kadar çok masumum olduğunu bilmez misin Onların kanına girmekten kaçınmaz mısın? Yoksa ben kulunla Hak dergâhına varmaz mısın? Günahsızım, Allah bilir, devletli sultanım baba.
Tutalum iki elim baştan başa kanda ola Bu meseldür söylenür kim kul günâh itse n'ola Bâyezîd'ün suçunı bağışla kıyma bu kula Bî-günâhım Hak bilür devletlü sultânum baba.
Tutalım iki elim baştan başa kanda olsun Bu özdeyiş söylenir ki kul günah etse ne olur Bâyezîd'in suçunu bağışla kıyma bu kula Günahsızım, Allah bilir, devletli sultanım baba.
-------------
Ey dem-â-dem mazhar-ı tuğyân u isyânım oğul Takmayan boynuna hergiz tavk-ı fermânım oğul Ben kıyar mıydım sana ey Bâyezîd Hân'ım oğul Bî-günâhım deme, bâri tevbe kıl cânım oğul.
Ey sık sık haddini aşan ve isyan eden oğlum Benim emirlerime asla boyun eğmeyen oğlum Ben kıyar mıydım sana ey Bâyezîd Han'ım oğlum Günahsızım deme, hiç olmazsa tövbe et canım oğlum.
Nebiler, evliyalar, ulu canların hakkı için Nuh, İbrahim, Musa ve Meryem oğlu hakkı için Son peygamber olan alemin övünç kaynağı* hakkı için Günahsızım deme, hiç olmazsa tövbe et canım oğlum.
Âdem adını söylemeyen Mecnûn'a sahrâlar durak olur Büyüklere itaat etmeyen daima uzağa düşer Kader değildir hasret ve ayrılık acısından medet dilersen Günahsızım deme, hiç olmazsa tövbe et canım oğlum.
Neş'et-i Hakdır nübüvvet râm olan olur kerîm Lâ-tekul üf kavlini inkâr eden kalır yetîm Tâ'ate isyâna alîmdür Hudâvend-i Kerîm Bî-günâhım deme, bâri tevbe kıl cânım oğul
Nebilik Haktan kaynaklanır itaat edene ihsan olunur Anaya babaya üf deme sözünü inkar eden yetim kalır Allahın emirlerine isyanı kerim olan Allah bilir Günahsızım deme, hiç olmazsa tövbe et canım oğlum.
Rahm ü şefkat zîb-i îmân olduğun bilmez misin? Ya dem-i ma'sûmu dökmeden hazer kılmaz mısın? Abd-i âzâd ile Hak dergâhına varmaz mısın Bî-günâhım deme, bâri tevbe kıl cânım oğul
Merhamet ve şefkatin imanın süsü olduğunu bilmez misin Ya masum kanı dökmekten sakınmaz mısın Kulları azad ederek Hak dergâhına varmaz mısın Günahsızım deme, hiç olmazsa tövbe et canım oğlum.
Hak reâyâ-yı mutî'e râ'î etmişdir beni İsterim mağlûb edem agnâma zî'b-i düşmeni Hâşe lillâh öldürürsem bî-günâh nâgâh seni Bî-günâhım deme bâri tevbe kıl cânım oğul
Hak beni itaat eden tebama koruyucu etmiştir Düşman canavarını mağlup etmek isterim Seni günahsızken öldürüverirsem Allahtan korkarım Günahsızım deme, hiç olmazsa tövbe et canım oğlum.
Tutalım iki elin başdan başa kanda ola Çünki istiğfâr edersin biz de afv etsek n'ola Bâyezîdim suçunu bağışlarım gelsen yola Bî-günâhım deme bâri tevbe kıl cânım oğul.
Tutalım iki elin baştan başa kanda olsun Çünkü tövbe ediyorsun, biz de affetsek ne olur? Bâyezîdim suçunu bağışlarım gelsen yola Günahsızım deme hiç olmazsa tövbe et canım oğlum.
At dorudur gerisi renktir,
Ok akkavaktır gerisi çöptür,
Binici Türktür gerisi yüktür,
Şehir sadece Rumdur gerisi köydür.
Fahri Müdebbir
“13. Asır Hindistan âlimi”