Hasana Mektuplar ( Abdurrahim KARAKOÇ )


Mektup yazdım Hasan'a, ha Hasan'a ha sana...
<div class="pd-title-a">
<h3>Hasan'a Mektup - 1</h3>
</div>
Oğul bir mektup yaz bizim Hasan'a,
Bıldırki itlerin çoğu öldü de
Tor tosunlar kayış yardı bu sene,
Koç öküzler epey ayrık yoldu de.

Aramızda yamrı yumru tepeler,
Sokaklarda seyip gezdi sopalar
Sen giderken yeni doğan sıpalar
Torunlu morunlu eşek oldu de.

Köye çoban ettik sağır ibiş'i,
Çatal doğurtuyor erkek çebişi
Yağcılıktan yükün tuttu çok kişi,
Gene aşiretin yüzü güldü de.

<!--more-->

İbibikler dama yaptı yuvayı,
Pis kokudan balta kesmez havayı
Sorarsan şo bizim eski davayı,
Can sıkmasın, kıyamete kaldı de.

Biraz daha azdı dünkü sinekler;
Yular bırakmadı kırdı inekler
Çıkın edip gönderdiğin dilekler,
Yalınayak gözü yaşlı geldi de.

İncitmeyin derken gönül hatırı,
Gebe çıktı Solakların katırı
Kör kıvrak bir kırık yemden ötürü,
Düşmanların davulunu çaldı de.

Fukaralık bağdaş kurdu hasıra,
Harçlık marçlık gönderemem bu sıra
Hele mektup için bakma kusura,
Pul parası kesemizi deldi de.

Yırtıldı geceler çakal sesinden;
Kazlar kafa çeker el kesesinden
Bozuk terazinin sol kefesinden
Demlenen hıyarlar rağbet buldu de.

Sen gideli çok haşerat türedi;
Anaç balıkların hepsi tüledi
Kavaklara kaplumbağa tünedi!
Yörük yaylasına çingen doldu de.
<div class="pd-title-a">
<h3>Hasan'a Mektup - 2</h3>
</div>
<div class="after-poem">

Farz oldu katıra katırsın demek,
Kazıklar ölçüsün bilmeli Hasan!
Varsa da ucunda tekmeyi yemek,
Erkeklik yerini bulmalı Hasan!

Ciğer için küp deviren kediler
"Halktan yana devrimciyiz" dediler
Önce hakkı, sonra halkı yediler
Halimiz böyle mi olmalı Hasan?

Ana kuyruk sallar, enikler havlar
Kimi su bulatır, kimi av avlar
Bir gün bu köksüzlük kökünden kavlar
O zaman çok mikrop ölmeli Hasan.

"Çala çala bir havaya döner"miş
Dönmüyor be Hasan, dönmüyor bu iş...
Atalar "Çalışan kazanır" demiş
Çalışıp hakkından gelmedi Hasan!

"Sabrın sonu selâmettir" diyerek
Sabırları dalda çürüttük tek tek;
Yeter yüreklerde sızı beklemek
Bu çilekeş millet gülmeli Hasan!

</div>
<div class="pd-title-a">
<h3>Hasan'a Mektup - 3</h3>
</div>
<div class="after-poem">

Sorma Hasan sorma köyün halini
Delindi köprüler geçemez olduk
Herifler her yere sokar elini
Keyfimize göre ...... olduk.

Adam ettik birkaç aklı yoğunu
Çabaları önlemekmiş doğumu
Kırka çıktı boynuzların boğumu
Koyunu keçiden seçemez olduk.

Ak yollara kara çadır kurdular
Ne dediysek kötüsüne yordular
Ağzımıza kara kilit vurdular
Dertliyiz,kimseye açamaz olduk.

Sağda solda çalım satar bakiler
Kahpe sille ensemizde şakılar
Gediklerde kol geziyor şakiler
Özlenen yaylaya göçemez olduk.

Biz ah ettik onlar düğün ettiler
Derdimizi dünden yeğin ettiler
Bizi sürü sayıp yığın ettiler
Yol bulup bir yana kaçamaz olduk.

</div>
<div class="pd-title-a">
<h3>Hasan'a Mektup - 4</h3>
</div>
<div class="after-poem">

Gene duman oldu köylünün hâli,
Kart beygir ahıra sığmıyor Hasan.
Çayırı çok yemiş, kırdı yuları,
Nalları toprağa değmiyor Hasan.

Arpa türküsünü eyledi ezber,
Tehdit makamında döktürür gezer.
Truva’nın tahta atına benzer,
Zincirler boynunu eğmiyor, Hasan.

Şaha kalkar, çifte sallar ha bire..
Yediden yetmişe boyandık kire.
Mübarek bulutlar döndü demire,
Hayırlı bir rahmet yağmıyor Hasan.

At aklı kabarır baktıkça yeme;
Yanaşmıyor gavat eyere, geme..
Umutlar tavana asıldı gene,
Beklenilen güneş doğmuyor Hasan.

Değişmedi hâlâ çıbanın başı;
Yitirdik öfkeden ekmeği, aşı..
Zamanında dökülmeyen gözyaşı,
Zalimin zulmünü boğmuyor Hasan.

</div>
<div class="pd-title-a">
<h3>Hasan'a Mektup - 5</h3>
</div>
<div class="after-poem">

Duygumuzu mile gömdü ayılar
Günden güne kokmaktadır Hasan'ım.
Dünkü çalım satan kabadayılar
Gölgesinden korkmaktadır Hasan'ım.

Fiil şöyle dursun suç oldu niyet
Kelleyi koltuğa eyledik diyet
Kenara itildi şeref, haysiyet
Arsız gözler otlaktadır Hasan'ım.

Gene tuza hasret kaldı çorbalar
Sırtımızda kıçı delik urbalar
Kocaman bir köyü kanlı zorbalar
Keyfe göre yontmaktadır Hasan'ım.

Senin neden ne haberin var daha
Gece gündüz deme yalvar Allah'a
Doğrulmamız çetin iştir bir daha
Yüreğimiz kopmaktadır Hasan'ım.

Avare gezilmez bu karda kışta
Birliğe muhtacız içte ve dışta
Kader kapısına dayandık işte
Ellerimiz tokmaktadır Hasan'ım.

</div>
<div class="pd-title-a">
<h3>Hasan'a Mektup - 6</h3>
</div>
<div class="after-poem">

Köye bir hâl oldu Hasan,
Sofrada aşlar yaralı.
Yolda toprak sancılanır,
Yuvada kuşlar yaralı.

Dalda yaprak, pınarda su...
Hepsinde ölüm korkusu.
Vuruldu halkın uykusu,
Görülen düşler yaralı.

Şapka giymez oldu keller,
Hâlimize güler eller.
Bağlandı iş gören eller,
Düşünen başlar yaralı.

Önümüzden kaçar ışık,
Günlerimiz delik deşik..
Gökte bulut, evde beşik,
Temelde taşlar yaralı.

Şapşallaştı ünlü Böke,
Ayağı dolaştı köke.
İçimize sığmaz öfke,
Ağızda dişler yaralı...

</div>
<div class="pd-title-a">
<h3>Hasan'a Mektup - 7</h3>
</div>
<div class="after-poem">

Kıbleyi şaşırdık dört günden beri
Ay doğduğu yerden aşıyor Hasan.
Bir türlü kemiği örtmüyor deri...
Türküler ağızdan taşıyor Hasan.

Lekeye boyandı gündüzün bağrı;
Çöktü ensemize bir dinsiz ağrı.
“Nasıl olur?” deme, vallahi doğru
Adamlar kafasız yaşıyor Hasan.

Sokaklara boynuz dikti danalar,
İnsan diye it doğurmuş analar.
Maddeye yer öpen sırtı alalar,
Mânâyı, görünce şaşıyor Hasan.

Devirdi kargalar çorba tasını,
Seneler silemez şeref pasını.
Gene sağır İbiş, öz babasını
Öküz sayıp çifte koşuyor Hasan.

Köye tekme sallar yaban eşeği,
Ne arpa kâr eder, ne de kaşağı...
Bizim köyün üç beş alçak uşağı
Buna da sevinip coşuyor Hasan.

</div>
<div class="pd-title-a">
<h3>Hasan'a Mektup - 8</h3>
</div>
<div class="after-poem"> Küfür yağmuruna tutulduk Hasan
Dinleyip dinleyip düşünüyoruz...
Direnmek suç oldu,kurtuluş için
Fikirden fikire taşınıyoruz...
***
Sorma Hasan sorma gayri bu derdi;
Öfke,çaresizlik son hadde vardı.
Tekmil gövdemizi pireler sardı,
Oturup oturup kaşınıyoruz...
***
At tepişti ara yerde toz kaldı...
Bizde dörtlü elde papaz koz kaldı...
Yemin olsun kopmamıza az kaldı;
Çünkü günden güne aşınıyoruz...</div>
<div>
<div class="pd-title-a">
<h3>Hasan'a Mektup - 9</h3>
</div>
<div class="after-poem">

Çok oku, çok düşün, çok şeyler anla,
Aha bu mektubu alınca Hasan.
Manalar iplikten incedir amma,
Kelimeler biraz kalınca Hasan.

Gene ağzımızı açmıyor bıçak,
Huzur size ömür..... Dert salkım saçak.
Oyuna kalkıyor yüzlerce köçek,
Batıdan bir hava çalınca Hasan.

Kök saldı bahçede ayrık otları,
Yemler pay edildi, sattık atları.
Biz kovalım derken baştan bitleri,
Sülükler yapıştı, kulunca Hasan.

Süt dolu güğümü çalarız taşa,
Kutsal görevimiz 'Sağol çok yaşa! '
Mülkte hakikati aramak boşa,
Tüm suçlular güçlü olunca Hasan.

Derisini yüzdük demokrasinin,
İşi iştir imtiyazlı asinin.
Hakikatte vahşi, sözde 'vasinin'
Dörtnala gidilir yolunca Hasan.

Canım Hürriyeti koydunsa ara,
Ekmek yalınayak kaçtı dağlara.
Çevremize küsmüş kardeşlik var ya,
Haber ver, izini bulunca Hasan.

Soysuzlar taş atar mukaddesata
Karşı duramazsak bizdedir hata.
Tahammül teşviktir, böyle hayata,
Öl... İnsan küçülmez ölünce Hasan.

</div>
&nbsp;
<div class="after-poem">
<div class="pd-title-a">
<h3>Hasan'a Mektup - 10</h3>
</div>
<div class="after-poem">

Bu onuncu mektup Hasan
On daha yazsam az gelir.
Arsız yüz utanmam diyor
Kırk batman tükürük vız gelir...

Bir düğüm ki karman çorman
Atlara yem oldu harman.
Celladın elinde ferman
Ne öldürür, ne vaz gelir
.
Yolduk kuşun kanadını,
Hürriyet koyduk adını.
Alanlar aldı tadını,
Bizim kaşığa tuz gelir.

“Taşlar bağlı, itler seyip”
Tümümüze olsun ayıp.
Tarihi edersek kayıp
Akıbetimiz tez gelir.

Millî servet mile battı
Lokomotifler yan yattı...
Çingen ayısın oynattı
Çadıra aktı “Özgelir”.

Dede-torun, damat, dergi
İşte çadır, işte çergi!
Çığlaşıyor zalim vergi
Senede kırka yüz gelir.

Düşündüm inceden ince
Baş ayaktan sarhoş bence...
Hırsıza hırsız deyince
Dayılardan söz gelir.

Nizama adadık saygı
Güven’imiz oldu kaygı.
Kösteklenir millî duygu
Asalaklara hız gelir.

Bu yurdun selametine
Azmi elden koyma yine.
Dayan milliyete, dine,
İnşallah bir gün yaz gelir.

</div>
<div class="pd-title-a">
<h3>Hasan'a Mektup- 11</h3>
</div>
<div class="after-poem">

Tohum çürük, çiftçi bunak;
Tarlalar ezelden çorak.
Yıllar da gelirse kurak,
Evleklerde suç ararız
.
Yığın yığın obur mide;
Yedikleri bal, yağ, pide...
Evler yıkılır içkide,
Direklerde suç ararız.

Rezalet mi? kalbur kalbur...
Harcandı bitti “ya sabır”...
Eğilmekten olduk kambur
Eleklerde suç ararız.

Bir gemiye olduk forsa,
Kaptanımız karaborsa.
Sürücüler yolda korsa,
Bineklerde suç ararız.

Düşünce ne gezer bizde,
Binlerce ayak bir izde.
Yükleyeni severiz de,
Şeleklerde suç ararız.

“Bu millet adam olmaz”mış,
Asalaklar böyle yazmış.
Bostanda hıyarlar azmış,
Keleklerde suç ararız.

Köyümüze yağdı dolu,
Sel aldı köprüyü, yolu.
Yüreğimiz saman dolu,
Bileklerde suç ararız.

İmtiyaz vereli turpa,
Pirinci beğenmez arpa.
Suçlar tahtı kurmuş sarpa,
Döleklerde suç ararız.

Esas suçlu şeytan ama,
Gücümüz yetmez şeytana.
Bir suçlu bulmak lazım ya,
Meleklerde suç ararız.

</div>
&nbsp;
<div class="after-poem">
<div class="pd-title-a">
<h3>Hasan'a Mektup - 12</h3>
</div>
<div class="after-poem">

Köyden havadis sormuşsun,
Hayat bir kumar oldu ha!
Duydun mu, biliyor musun?
Kancıklar tam-er oldu ha!

Salma geziyor salaklar,
Kuyruğa değer kulaklar.
Dünkü ot yiyen oğlaklar,
Bugün kan emer oldu ha!

Azdı eşekler temelli,
Kaşağı otuz, yem elli...
Sıpanın keyfinden belli
Semer de semer oldu ha!

Köhne gemi, yırtık yelken,
Yollara düştük çok erken.
Boynuza bühtan ederken,
Kuyruklar şamar oldu ha!

Sabırdır korkunun adı;
Bozuldu her şeyin tadı.
Huzurda huzur kalmadı,
Dert tomar tomar oldu ha!

Kimi soruyorsun kimden;
Yürekler pas tuttu nemden...
Ölçüyü yitirdik tümden,
Yüzükler kemer oldu ha!

Ötesini sorma, yeter...
Belki beterden de beter!
Aşk ekeriz, nefret biter.
Haccac’lar Ömer oldu ha!

Ben az derim, sen çok anla,
Bu mektup son mektup sanma.
Biraz emek verdim amma,
Tımar da tımar oldu ha!

</div>
&nbsp;
<div class="after-poem">
<div class="pd-title-a">
<h3>Hasan'a mektup - 13</h3>
</div>
<div class="after-poem">

Göz değdi köyümün güzellerine
ELİF, yad ellere göçtü be Hasan.
SEVGİ size ömür; dört kulaç önce,
Ecel çorbasini içti be Hasan.

ASALET, babasız çocuk doğurdu
Nazlı HÜRRIYET'i haydutlar vurdu
Viraneye döndü TÜRKHAN'ın yurdu
Köyün tadı-tuzu kaçtı be Hasan.

ADALET felç oldu, yürür değnekle
NEŞE ne halt etsin soğan-ekmekle...
GÖNÜL delirdi de yol beklemekle,
İsyan bayrağını açtı be Hasan.

SAADET'in adı HÜLYA'dır şimdi
Her gün birimizi aldatır şimdi
UMUT'lar rüyada, faldadır şimdi
Unut, eski günler geçti be Hasan.

FAZİLET'i gelin ettik gurbete
Kimbilir... belki de gurbetten öte
Yağlı SERVET garaz eder ÜLFET'e
Ara yere nifak saçtı be Hasan.

ZEYNEP bize küskün, İFFET sürgünde
Rezalet, felaket yağar her günde...
Yedi HASLET verem olur bir günde,
ÜLKÜ kötü yolu seçti be Hasan.

Burada ne düğün, ne BAYRAM kaldı...
En güzel UMUT'lar dalda ham kaldı!
Korku, hasret, isyan, keder-gam kaldı
Binalar temelden uçtu be Hasan.

Işte böyle... Malûm ola hâlimiz
Naçar, böğrümüze düştü elimiz
Güven duyduğumuz her güzelimiz
Bizlere bir kefen biçti be Hasan.
<div class="pd-title-a">
<h3>Hasan'a Mektup - 14</h3>
</div>
<div class="after-poem">

Ya... işte böyledir kardeşim Hasan
'Kazan ver, yiyelim, sen bak' diyorlar.
Yiyince dursalar gam değil amma,
Üstelik, adama 'ahmak' diyorlar.

Tecavüze uğrar din, ahlâk, töre
De gel haber anlat sağıra, köre
Utanmadan bir de göz göre göre,
Herifler, boynuza 'kulak' diyorlar.

Yıkıp devirmektir tek çabaları
Menfaatsiz olmaz merhabaları
Bir kızıl baykuşun kör hempaları
Ayağa 'baş', başa 'ayak' diyorlar.

Sen ak'a ak dersin, onlar 'kara' der
Sen Allah dedikçe, onlar 'para' der
Bilemedik gitti bu ne biçim yer
Namusun kirine 'kaymak' diyorlar.

Gayeleri gedik açmak her safta
Gezer ellerinde kirli bir yafta
Aldatamazlarsa 'mürteci', softa
Aldananlara da 'salak' diyorlar.

Bunlar sosyal adaletin tellâlı
Bunlar sol açık'tır, sola sevdalı
Bunlar su içerken ıslık çalmalı
Öyle ya vatana 'otlak' diyorlar.

Söyletme be Hasan, dert kucak kucak..
Sardılar her yeri köşe ve bucak
Yetmez mi, kemiğe dayandı bıçak?
Ayının postuna 'bayrak' diyorlar.

Derler ki: Siz susun biz söyleyelim;
Hep biz yönetelim, hep biz yiyelim.
Artık bu oyuna hayır diyelim
Biz sustukça onlar, 'korkak' diyorlar...

</div>
<div class="pd-title-a">
<h3>Hasan'a Mektup - 15</h3>
</div>
<div class="after-poem">

Hasan bir mektup da sen gönder bana
Gerçeklerden, yalanlardan haber ver.
Varsın bulunmasın içinde mânâ
Falanlardan-filanlardan haber ver.

Olaylar dikkatle izleniyor mu?
Olanlar milletten gizleniyor mu?
Kıbrıs'ta katliam hızlanıyor mu?
İşkenceyle ölenlerden haber ver.

Ve hâlâ azimli kararlı mıyız?
Kârlı mıyız, yoksa zararlı mıyız?
Bizler bu vatana yararlı mıyız?
Sor, öğren de bilenlerden, haber ver.

Dineğri papazı, maça birlisi
Müslüman arap'ın yüzü kirlisi
Haşerat cinsinin en zehirlisi
İk'ayaklı yılanlardan haber ver.

U'Thant'ın, Giyani'nin suçundan
Galo plaza'dan, 'Barış Gücü'nden
Kıbrıs'a dünyanın öbür ucundan
Kalleşliğe gelenlerden haber ver.

Çok sayın 'NATO'nun rollerinden yaz
Sokrat'ın orospu döllerinden yaz
Yaz; sakat radyonun pillerinden yaz
Çalım satan Elen'lerden haber ver.

Müzisyen Erkin'in 'nota'larindan
Hükümetin zik-zak rotalarindan
Hattâ hepimizin hatalarindan
Halktan görev alanlardan haber ver.

'Yunan dostumuz'dan, Venezilos'tan
İzmir´den, Afyon'dan, hem de Rodos´tan
'Vatandaş Rumlar'dan, Athnagoras'tan
Malımızı çalanlardan haber ver.

'Dost Amerika'dan, acı dilden yaz
Altıncı filodan, İsrail'den yaz
Torbadan, sepetten ve zembilden yaz
Semerlerden, palanlardan haber ver.

Kruşçef'ín kuru sıkılarından
Aybar'ın güdümlü şarkılarından
Jetlerin bir günlük yakıtlarından
Savaşlardan, şölenlerden haber ver.

'Diplomatik yollar' asfaltlandı mı?
Dünkü tek derdimiz dört katlandı mı?
Yarışta atımız sakatlandı mı?
En arkada kalanlardan haber ver.

Erenköy'den, Hilarion burcundan
Kardeşin kardeşe olan borcundan
Yiğit kardeşimden, şehit bacımdan
Gözyaşını silenlerden haber ver.

'Hür dünya' taş gibi sağır mı daha?
Kuvvet, adaletten ağır mı daha?
Papazlı EOKA sığır mı daha?
Totemlerden, klânlardan haber ver.

Ajanslardan, haberlerden, yorumdan
İçerdeki, dışardaki durumdan
Cenevre'den, Acheson'dan, Erim'den
Ucu sivri plânlardan haber ver.

Var mı, yok mu teklifimiz, tezimiz?
Hep pas geçtik, rest olmadı sözümüz
Dokuz aydır kan ağlarken özümüz
Hâlimize gülenlerden haber ver.

Ne hâlde mitingler, nutuklar şimdi?
Kaç karpuz alıyor koltuklar şimdi?
Salma geziyor mu kopuklar şimdi?
Yağmalardan, talanlardan haber ver.

Yok Hasan, vazgeçtim, koy beni rahat
Neşeli şeyler yaz, götürmez hayat
Viskiden, briçten, twist'ten anlat
Reklâmlardan, ilânlardan haber ver.

</div>
<div class="pd-title-a">
<h3>Hasan'a Mektup - 16</h3>
</div>
<div class="after-poem">

Açlıktan, tokluktan sual edersen
Ocak bizim amma, aş bizim değil.
Hırsız çıktı kara yüzlü geceler
Uyku bizim amma, düş bizim değil.

Öküzler harmana eğri bakıyor
Kızıl toprak, ak tohumu yakıyor
Bu yıl yumurtalar hep cılk çıkıyor
Yuva bizim amma, kuş bizim değil.

Öyle bir durum ki Allah etmesin
Kurtlar taşır ayıların sıtmasın
Ne duyarsan garibine gitmesin
Gövde bizim amma, baş bizim değil.

Her sabah bir kuşun tüyünü yolduk
Verha düşmanların davulun çaldık
Öpmeyi yitirdik, ısırgan olduk
Ağız bizim amma, diş bizim değil.

Gittikçe her yüke alışıyoruz
Ağlanacak yerde gülüşüyoruz
Gönüllü gönülsüz çalışıyoruz
Emek bizim amma, iş bizim değil.

</div>
&nbsp;
<div class="after-poem">
<div class="pd-title-a">
<h3>Hasan'a Mektup - 17</h3>
</div>
<div class="after-poem">

Tellerden dökülen huzur havası
Katran; yağlıkara bezir havası
Yitti ilimizin hazır havası
Birde gıdıklarlar bizleri hasan.

'Gayrı doğmaz' deriz, güneş batarken
Ellerimiz titrer imza atarken
Sonsuz acımıza acı katarken
Sansarca parlıyor gözleri hasan.

Seğmenleri sarhoş, hünerli gizir
Sanki canlarımız onlara nezir
Bakarız bakarız görünmez hızır
İmana küfreder sazları Hasan.

</div>
<div class="pd-title-a">
<h3>Hasan'a Mektup - 18</h3>
</div>
<div class="after-poem">

İbiş'in saye-i himmetlerinde
Çamura oturduk, bir bayram arttı.
Kinler halay çekti bayram yerinde
Beş bayram yitirdik, bir bayram arttı.

Borç boydan yukarı eski hesaptan
Felek yâr olursa ödetir toptan
Yaşasın tayfalar, sağ olsun kaptan
Gemiyi batırdık, bir bayram arttı.

Her gün biraz daha bulandı dere
Hiç kimse bilmiyor bu gidiş nere?
Kartalın hürmetle girdiği yere
Beş karga götürdük, bir bayram arttı.

Odunun irisin eyledik destek
Ve derken yerini buldu her istek
Ağıza gem vurduk, ayağa köstek
Dilde tüy bitirdik, bir bayram arttı.

Türedi Kel Bayram, Kötüce Bayram
Uyuz tazılara sel oldu ayran
Ağlarken eşini yitiren ceylan
Biz verem getirdik, bir bayram arttı.

Ak sütü doldurduk kızıl bakıra
Gelecekler yüzümüze tüküre
Eti`lerden kalma üç beş çukura
Kırk ölü yatırdık, bir bayram arttı.

</div>
<div class="pd-title-a">
<h3>Hasan'a Mektup - 19</h3>
</div>
<div class="after-poem">

Anladım be Hasan sende de iş yok
Bir şey düşünmezsin ekmekten gayrı.
Allah sonumuzu hayır getirsin
Güvencim kalmadı felekten gayrı.

Ne yapsalar hemen unutuyorsun
Hülyalarla gönül avutuyorsun
Rahatı, davadan yeğ tutuyorsun
Yoldaşın bulunmaz eşekten gayrı.

Yazarım, yazarım okur geçersin
Sen kendini korumadan naçarsın
Akşam-sabah kovalarlar, kaçarsın
Allah'asen nesin ödlekten gayrı?

Küfür ile doldurdular hurcunu
Ödemekten korkuyorsun borcunu
Yiğit olan bulamazsa harcı nı
Ömrü bir şey olmaz şelekten gayrı.

Kuduz itler sokaklar da kol gezer
Zulüm heybetleşen bir çıığa benzer
Saklanma, gün olur seni de ezer
Yeter, adam ol, çı k tünekten gayrı.

Geçmişi unuttun, geleceğin hiç...
Bir koca duvarı yıkar bir kerpiç
Gerekirse ecel şerbetini iç,
Yiğite servet yok yürekten gayrı.

</div>
<div class="after-poem">
<div class="pd-title-a">
<h3>Hasan'a Mektup - 20</h3>
</div>
<div class="after-poem">

Hesap ettim ayak altı, baş yedi
Vallahi nazlı yâr gene geç kaldık.
Hınzır bülbül gül dalında leş yedi..
Katmerlendi zarar, gene geç kaldık.

Köprüler var perşembeden pazara
Yapanda yüz yok ki yüzü kızara
Hastayı gömdükten sonra mezara
İlâç neye yarar, gene geç kaldık.

Akşamı geç saydık, sabahı erken
Seyrettik kediler ciğeri yerken
Hele şu bulutlar dağılsın derken
Yollara yağdı kar, gene geç kaldık.

Ok yetişmez oldu zor bezirgâna
Şimdiye katırlar bağlandı hana
Fuzuli telaşı bırak bir yana
Denkleri yavaş sar, gene geç kaldık.

Suya hasret kaldı deniz kızları
Ekvator'a heykel diktik buzları
Ankara'yı geçti at hırsızları
Serde tembellik var, gene geç kaldık.



Abdurrahim KARAKOÇ Tüm Şiirleri Hasana Mektuplar



Yaşama hakkın mücadele gücün kadardır. Oruç Reis