Hoş geldin kadınım benim hoş geldin yorulmuşsundur; nasıl etsemde yıkasam ayacıklarını ne gül suyum ne gümüş leğenim var, susamışsındır; buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim acıkmışsındır; beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam memleket gibi yoksuldur odam.
Hoş geldin kadınım benim hoş geldin ayağını basdın odama kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi güldün, güller açıldı penceremin demirlerinde ağladın, avuçlarıma döküldü inciler gönlüm gibi zengin hürriyet gibi aydınlık oldu odam...
Rüzgara göre eğilen
Rüzgara göre yön değiştiren
Kalıba göre şekil alan
İlke tanımayan çizgi tanımayan
Ahlak ve edep tanımayan
Hiç bir mücadele zafer kazanamaz
Başarı sağlayamaz
Menzile ulaşamaz ...