Kuyruğa değer kulaklar.
Kaşağı otuz, yem elli...
Yollara düştük çok erken.
Bozuldu her şeyin tadı.
Yürekler pas tuttu nemden...
Ötesini sorma, yeter...
Aşk ekeriz, nefret biter.
Bu mektup son mektup sanma.
Hasan'a mektup - 13
Göz değdi köyümün güzellerine
ELİF, yad ellere göçtü be Hasan.
SEVGİ size ömür; dört kulaç önce,
Ecel çorbasini içti be Hasan.
ASALET, babasız çocuk doğurdu
Nazlı HÜRRIYET'i haydutlar vurdu
Viraneye döndü TÜRKHAN'ın yurdu
Köyün tadı-tuzu kaçtı be Hasan.
ADALET felç oldu, yürür değnekle
NEŞE ne halt etsin soğan-ekmekle...
GÖNÜL delirdi de yol beklemekle,
İsyan bayrağını açtı be Hasan.
SAADET'in adı HÜLYA'dır şimdi
Her gün birimizi aldatır şimdi
UMUT'lar rüyada, faldadır şimdi
Unut, eski günler geçti be Hasan.
FAZİLET'i gelin ettik gurbete
Kimbilir... belki de gurbetten öte
Yağlı SERVET garaz eder ÜLFET'e
Ara yere nifak saçtı be Hasan.
ZEYNEP bize küskün, İFFET sürgünde
Rezalet, felaket yağar her günde...
Yedi HASLET verem olur bir günde,
ÜLKÜ kötü yolu seçti be Hasan.
Burada ne düğün, ne BAYRAM kaldı...
En güzel UMUT'lar dalda ham kaldı!
Korku, hasret, isyan, keder-gam kaldı
Binalar temelden uçtu be Hasan.
Işte böyle... Malûm ola hâlimiz
Naçar, böğrümüze düştü elimiz
Güven duyduğumuz her güzelimiz
Bizlere bir kefen biçti be Hasan.
Hasan'a Mektup - 14
Ya... işte böyledir kardeşim Hasan
'Kazan ver, yiyelim, sen bak' diyorlar.
Yiyince dursalar gam değil amma,
Üstelik, adama 'ahmak' diyorlar.
Tecavüze uğrar din, ahlâk, töre
De gel haber anlat sağıra, köre
Utanmadan bir de göz göre göre,
Herifler, boynuza 'kulak' diyorlar.
Yıkıp devirmektir tek çabaları
Menfaatsiz olmaz merhabaları
Bir kızıl baykuşun kör hempaları
Ayağa 'baş', başa 'ayak' diyorlar.
Sen ak'a ak dersin, onlar 'kara' der
Sen Allah dedikçe, onlar 'para' der
Bilemedik gitti bu ne biçim yer
Namusun kirine 'kaymak' diyorlar.
Gayeleri gedik açmak her safta
Gezer ellerinde kirli bir yafta
Aldatamazlarsa 'mürteci', softa
Aldananlara da 'salak' diyorlar.
Bunlar sosyal adaletin tellâlı
Bunlar sol açık'tır, sola sevdalı
Bunlar su içerken ıslık çalmalı
Öyle ya vatana 'otlak' diyorlar.
Söyletme be Hasan, dert kucak kucak..
Sardılar her yeri köşe ve bucak
Yetmez mi, kemiğe dayandı bıçak?
Ayının postuna 'bayrak' diyorlar.
Derler ki: Siz susun biz söyleyelim;
Hep biz yönetelim, hep biz yiyelim.
Artık bu oyuna hayır diyelim
Biz sustukça onlar, 'korkak' diyorlar...
Hasan'a Mektup - 15
Hasan bir mektup da sen gönder bana
Gerçeklerden, yalanlardan haber ver.
Varsın bulunmasın içinde mânâ
Falanlardan-filanlardan haber ver.
Olaylar dikkatle izleniyor mu?
Olanlar milletten gizleniyor mu?
Kıbrıs'ta katliam hızlanıyor mu?
İşkenceyle ölenlerden haber ver.
Ve hâlâ azimli kararlı mıyız?
Kârlı mıyız, yoksa zararlı mıyız?
Bizler bu vatana yararlı mıyız?
Sor, öğren de bilenlerden, haber ver.
Dineğri papazı, maça birlisi
Müslüman arap'ın yüzü kirlisi
Haşerat cinsinin en zehirlisi
İk'ayaklı yılanlardan haber ver.
U'Thant'ın, Giyani'nin suçundan
Galo plaza'dan, 'Barış Gücü'nden
Kıbrıs'a dünyanın öbür ucundan
Kalleşliğe gelenlerden haber ver.
Çok sayın 'NATO'nun rollerinden yaz
Sokrat'ın orospu döllerinden yaz
Yaz; sakat radyonun pillerinden yaz
Çalım satan Elen'lerden haber ver.
Müzisyen Erkin'in 'nota'larindan
Hükümetin zik-zak rotalarindan
Hattâ hepimizin hatalarindan
Halktan görev alanlardan haber ver.
'Yunan dostumuz'dan, Venezilos'tan
İzmir´den, Afyon'dan, hem de Rodos´tan
'Vatandaş Rumlar'dan, Athnagoras'tan
Malımızı çalanlardan haber ver.
'Dost Amerika'dan, acı dilden yaz
Altıncı filodan, İsrail'den yaz
Torbadan, sepetten ve zembilden yaz
Semerlerden, palanlardan haber ver.
Kruşçef'ín kuru sıkılarından
Aybar'ın güdümlü şarkılarından
Jetlerin bir günlük yakıtlarından
Savaşlardan, şölenlerden haber ver.
'Diplomatik yollar' asfaltlandı mı?
Dünkü tek derdimiz dört katlandı mı?
Yarışta atımız sakatlandı mı?
En arkada kalanlardan haber ver.
Erenköy'den, Hilarion burcundan
Kardeşin kardeşe olan borcundan
Yiğit kardeşimden, şehit bacımdan
Gözyaşını silenlerden haber ver.
'Hür dünya' taş gibi sağır mı daha?
Kuvvet, adaletten ağır mı daha?
Papazlı EOKA sığır mı daha?
Totemlerden, klânlardan haber ver.
Ajanslardan, haberlerden, yorumdan
İçerdeki, dışardaki durumdan
Cenevre'den, Acheson'dan, Erim'den
Ucu sivri plânlardan haber ver.
Var mı, yok mu teklifimiz, tezimiz?
Hep pas geçtik, rest olmadı sözümüz
Dokuz aydır kan ağlarken özümüz
Hâlimize gülenlerden haber ver.
Ne hâlde mitingler, nutuklar şimdi?
Kaç karpuz alıyor koltuklar şimdi?
Salma geziyor mu kopuklar şimdi?
Yağmalardan, talanlardan haber ver.
Yok Hasan, vazgeçtim, koy beni rahat
Neşeli şeyler yaz, götürmez hayat
Viskiden, briçten, twist'ten anlat
Reklâmlardan, ilânlardan haber ver.
Hasan'a Mektup - 16
Açlıktan, tokluktan sual edersen
Ocak bizim amma, aş bizim değil.
Hırsız çıktı kara yüzlü geceler
Uyku bizim amma, düş bizim değil.
Öküzler harmana eğri bakıyor
Kızıl toprak, ak tohumu yakıyor
Bu yıl yumurtalar hep cılk çıkıyor
Yuva bizim amma, kuş bizim değil.
Öyle bir durum ki Allah etmesin
Kurtlar taşır ayıların sıtmasın
Ne duyarsan garibine gitmesin
Gövde bizim amma, baş bizim değil.
Her sabah bir kuşun tüyünü yolduk
Verha düşmanların davulun çaldık
Öpmeyi yitirdik, ısırgan olduk
Ağız bizim amma, diş bizim değil.
Gittikçe her yüke alışıyoruz
Ağlanacak yerde gülüşüyoruz
Gönüllü gönülsüz çalışıyoruz
Emek bizim amma, iş bizim değil.
Hasan'a Mektup - 17
Tellerden dökülen huzur havası
Katran; yağlıkara bezir havası
Yitti ilimizin hazır havası
Birde gıdıklarlar bizleri hasan.
'Gayrı doğmaz' deriz, güneş batarken
Ellerimiz titrer imza atarken
Sonsuz acımıza acı katarken
Sansarca parlıyor gözleri hasan.
Seğmenleri sarhoş, hünerli gizir
Sanki canlarımız onlara nezir
Bakarız bakarız görünmez hızır
İmana küfreder sazları Hasan.
Hasan'a Mektup - 18
İbiş'in saye-i himmetlerinde
Çamura oturduk, bir bayram arttı.
Kinler halay çekti bayram yerinde
Beş bayram yitirdik, bir bayram arttı.
Borç boydan yukarı eski hesaptan
Felek yâr olursa ödetir toptan
Yaşasın tayfalar, sağ olsun kaptan
Gemiyi batırdık, bir bayram arttı.
Her gün biraz daha bulandı dere
Hiç kimse bilmiyor bu gidiş nere?
Kartalın hürmetle girdiği yere
Beş karga götürdük, bir bayram arttı.
Odunun irisin eyledik destek
Ve derken yerini buldu her istek
Ağıza gem vurduk, ayağa köstek
Dilde tüy bitirdik, bir bayram arttı.
Türedi Kel Bayram, Kötüce Bayram
Uyuz tazılara sel oldu ayran
Ağlarken eşini yitiren ceylan
Biz verem getirdik, bir bayram arttı.
Ak sütü doldurduk kızıl bakıra
Gelecekler yüzümüze tüküre
Eti`lerden kalma üç beş çukura
Kırk ölü yatırdık, bir bayram arttı.
Hasan'a Mektup - 19
Anladım be Hasan sende de iş yok
Bir şey düşünmezsin ekmekten gayrı.
Allah sonumuzu hayır getirsin
Güvencim kalmadı felekten gayrı.
Ne yapsalar hemen unutuyorsun
Hülyalarla gönül avutuyorsun
Rahatı, davadan yeğ tutuyorsun
Yoldaşın bulunmaz eşekten gayrı.
Yazarım, yazarım okur geçersin
Sen kendini korumadan naçarsın
Akşam-sabah kovalarlar, kaçarsın
Allah'asen nesin ödlekten gayrı?
Küfür ile doldurdular hurcunu
Ödemekten korkuyorsun borcunu
Yiğit olan bulamazsa harcı nı
Ömrü bir şey olmaz şelekten gayrı.
Kuduz itler sokaklar da kol gezer
Zulüm heybetleşen bir çıığa benzer
Saklanma, gün olur seni de ezer
Yeter, adam ol, çı k tünekten gayrı.
Geçmişi unuttun, geleceğin hiç...
Bir koca duvarı yıkar bir kerpiç
Gerekirse ecel şerbetini iç,
Yiğite servet yok yürekten gayrı.
Hasan'a Mektup - 20
Hesap ettim ayak altı, baş yedi
Vallahi nazlı yâr gene geç kaldık.
Hınzır bülbül gül dalında leş yedi..
Katmerlendi zarar, gene geç kaldık.
Köprüler var perşembeden pazara
Yapanda yüz yok ki yüzü kızara
Hastayı gömdükten sonra mezara
İlâç neye yarar, gene geç kaldık.
Akşamı geç saydık, sabahı erken
Seyrettik kediler ciğeri yerken
Hele şu bulutlar dağılsın derken
Yollara yağdı kar, gene geç kaldık.
Ok yetişmez oldu zor bezirgâna
Şimdiye katırlar bağlandı hana
Fuzuli telaşı bırak bir yana
Denkleri yavaş sar, gene geç kaldık.
Suya hasret kaldı deniz kızları
Ekvator'a heykel diktik buzları
Ankara'yı geçti at hırsızları
Serde tembellik var, gene geç kaldık.